Apple, yeni iPhone 11'lerini geçtiğimiz günlerde tanıttı ve yeni modelleri fanları tarafından her zamanki gibi beğenilirken, diğer kesim tarafından pek hoş karşılanmadı veya çok sayıda eleştiri yağmuruna tutuldu. Belki de yeni telefonlar ile ilgili en çok gelen eleştiri, tripofobi, yani "delik fobisi" ile ilgiliydi.

Apple, iPhone 11'lerde kameraları çoklayarak, 2 ve 3 farklı delik şeklinde tasarıma yedirirken, bu görüntü tripofobi rahatsızlığı olanlarda endişe yaratmış olacak ki, sosyal medya üzerinden Apple'a çok sayıda tepki yağdı. Apple, bu eleştirilerle nasıl baş eder, bilmiyoruz, fakat konumuza dönecek olursak, Apple, artık trend yaratmaktan çok, takip etmekten memnun gibi görünüyor. Zira kare bir alan içinde yer alan kamera tasarımı yeni değil, diğer markalar tarafından da kullanılıyor. İşin tasarımsal kısmından ziyade, teknik olarak da Apple farklı davranmıyor.

Tanıtımda, Phil Schiller'in "harika" olarak nitelendirdiği "Deep Fusion" adı verilen hesaplamalı fotoğrafçılık özelliği, iPhone 11'in yeni işlemcisi A13 Bionic'in nöral motorunu kullanan ve fotoğrafları piksel piksel işleyen bir özellik. Ancak bu özellik sonbahar aylarında bir güncelleme ile gelecek. O nedenle bunun sektöre ne derece etki edeceğini kestirmek şimdiden güç. Öte yandan mesela bahsi geçen bir diğer "gece modu" özelliği, zaten Google tarafından uzunca bir süredir Pixel akıllı telefonlarında kullanılıyor.

Sadece Google da değil, Huawei, LG ve Samsung da amiral gemisi akıllı telefonlarında artık gerçekten önemli fotoğraf yetenekleri kullanıyorlar. İkinci kamera olarak gelen telefoto ve monokrom kameralar ile akıllı telefon kamera kurulumunda Apple, şu anda Samsung, Huawei ve LG'nin gerisinde kalıyor. DxOMark'ın ilk 5'ine baktığımızda SamsungHuaweiHonor ve OnePlus akıllı telefonlarını görürken, Apple 10'uncu sırada.

Peki, iPhone 11 bu gidişatı değiştirebilecek mi? Deep Fusion özelliği ne kadar etkili olacak ve Apple önümüzdeki iPhone 12'de bizleri şaşırtabilecek mi? Bunları önümüzdeki günlerde göreceğiz.